Merhaba

MERHABA!..
YAŞAMI VE KADINI İLGİLENDİREN HERŞEYİ BURADA PAYLAŞALIM...


8 Haziran 2012 Cuma

AŞKI ARAMAK

(www.Ailemveben.eu'da yayımlanan köşe yazımdır.)

Gece vakti elde fener, bahçede “Aşk''ı aramak... Tuhaf bir giriş mi oldu? Birkaç yıl önce izlediğim bir dizideki bir sahneyi hatırlamak bana bunları yazdırdı. Dizinin adı ‘Yenibaştan’. Kadın ve erkek, yıllar sonra tekrar karşılaşıyorlar; belli ki, bir zamanlar aralarında bir şeyler varmış ya da olacakmış da olamamış. İkisinin tedirginliğinden anlıyoruz bunu. Gergin bir şekilde salonda baş başa otururken, biraz sonra, gece vakti, elde fener, bahçede Aşk''ı aramaya başlıyorlar. Aşk, yani komşunun kedisi... Bu sahne bana, o meşhur şiiri ve şarkıyı hatırlattı. “Dizlerimde derman, kandilimde yağ bitti, bulamadım gitti” diyordu... Adı aşk olan bir kedi… Şefkat bardaki sarışının adıysa çoktandır, aşk da komşunun kedisi olabilir pekala... Bulamadık gitti, ne aşkı, ne şefkati, ne de kediyi. Şefkat kimdi, neydi, konumuzla ilgisi var mıydı??? Aşk diyorduk aşk, yani kedi, komşunun kedisi. Kaybolmuş da, onu arıyoruz… Aşkı arıyoruz dedik, ama bulmasak daha iyi. Bulup da ne yapacağız. Halimiz mi var, aşkla uğraşmaya, ya vaktimiz? İş, güç, koşturmaca arasında böylesine derin ve kavrayıcı bir duygunun pençesine kendimizi bırakmanın ne gereği var. Paranın, gücün ve ego tatmini için gereken daha bir sürü şeyin peşine düşmek varken, aşka düşmek de neyin nesi… Fiziksel yakınlıktan ibaret, yüzeysel, ilişkilere aşk etiketi yapıştırırız, olur biter. Hatta onu bile yapmamıza gerek yok artık. “Aşk istemiyorum, bağlılık istemiyorum” deriz, kalpsizliğimizi dürüstlük diye yutturmaya çalışırız birbirimize, ya da karşılıklı olarak yutmuş gibi yaparız… Para önemli; kazanmak, daha çok kazanmak için kendimizi paralarız. Gece gündüz çalışabiliriz para için, daha lüks bir hayat için. Lüks evler, kıskandıracak otomobiller, Lcd’ler, iphone’lar, laptoplar, tabletler, şunlar, bunlar herkesin rüyalarını süsler. Ne yapar ne eder, hep daha fazlasını alırız, alırız, gösteririz, kıskandırırız, mutlu olduk sanırız. Gücümüz yettiğince pahalı mobilya ve aletlerle dolu evimizde oturup kaliteli müzik sistemlerinden güzel müzikler dinleriz. Yüreğimizin sesini ise dinlemeyi çoktan unutmuşuzdur. Ya da, onun bize söyleyecek bir şeyi kalmamıştır artık… Ne diyorduk, “aşk, komşunun kedisi, kaybolmuş, onu arıyoruz.” “Bulan olursa, insaniyet namına gözü gibi baksın, pamuklara sarıp saklasın. Soyu tükenmek üzere.”

Kaynak: www.ailemveben.eu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder